15/8/2008 ·

iki arkadaş düşünün.
ikisi de terkedilmiş, ikisi de yalnız, ikisi de mutsuz, aldatılmış belkide, ikisinin de gözlerinden bulutlar eksik olmuyor... ikisinin de peşini tesadüfler bırakmıyor. sanki birlikte olduklarında bu tesadüflerin aralıkları sıklaşıyor. anlarını, birbirlerine şaşırmakla geçiriyorlar. sanki bi sinerji yaratıyorlar, ne garip... belki de bu yüzden bu kadar iyi anlaşıyor, birbirlerini bu kadar iyi anlıyorlar.. bu yüzden çok sağlam bi dostlukları var...
kız, bir süre yalnız çalışmak zorunda kalıyor. iş arkadaşı izinde. işler yoğun. patrona söylüyor, arkadaşını yanına aldırmak için. tamam gelsin diyor patron. böylece arkadaşı hem eski işini hatırlayıp geleceğe yatırım yapacak, hemde arkadaşına bi faydası dokunmuş olacak. bi taşla iki kuş yani...
kız, bi kaç gün öncesinde, arkadaşının yanına geldiğini rüyasında görüyor. kahvaltılarını yaparken aklına gliyor rüyave anlatıyor kız. gülüşüyorlar. kız rüyanın geri kalanını da tamamlıyor. bırakıyor.akşam iş çıkış, arkadaşına bilet bulmak için kızın evine gidiyorlar. kız, annesinden biletleri alıp birlikta, yakındaki durağa değil de, bi sonraki durağa gidiyorlar. kız, işte, rüyamda bu caddede yürüyorduk arkadaşım seninle, diyor. the random man'de pencereden başını çıkarmış, çocuklara laf yetiştiriyordu. üstünde sarı bi t-şört vardı. sonra sana gösterdim ve geçip gittik onu. bizi görmedi. ama şimdi duraktan öteye gidemiyoruz. rüyanın çıkmaı imkansız(:
rüya, kızın gün boyu aklındaydı. arkadaşıda bunun farkında... biletleri verirken kızın elleri titriyormuş. arkadaşı ertesi gün söylüyor. heyecanlıydın, diyor...
mahalledeki alt yapı çalışmaları nedeniyle asfalt bitmiş... hızla geçen arabaların arkalarında bıraktıkları tozun içinde kalmalarına aldırmadan sohbet ediyor iki arkadaş. derken, the random man, pencerede değil ama dükkanın kapısında beliriyor. o iki arkadaşı görüp, hızla içeri giriyor. kızın eli ayağpı boşalmış gibi; arkadaşım, diyor, the random man... bizi gördü. ikisi de şaşkın. ikisi de tedirgin. rüya çıkmıştı. tek farkla, arkadaşının the random mani görmesi gerekirken, tam tersi olmuştu.
derken otobüs geliyor ve arkadaşı, kızı istemeden de olsa geride bırakarak gidiyor. kız bi süre olduğu yerde kalakalıyor. neden sonra kendine gelip ara sokakların birisinde buluyor kendini.
ertesi gün, ikisi de şaşkın, ikisi de acaba bugün neyle kaşılaşacağız diye soran gözlerle işe koyuluyorlar. kızın ismi arkadaşına, the random manin ismi, kızın karşısına çıkıyor defalarca...
arkadaşı, gün ortasında hemen bi senaryo yazıyor. şimdi ben gitsem, bak the random man... ben, the random girl'ün sevgilisi değilim bu bir, içimde kaldı, söylemeden edemeyeceğim! ikincisi, biz the random girl'le tanışalı 8 ay oldu ve 8 aydır hep seni konuşuyoruz kardeşim, sen nasıl bi insansın yaw?
kız, birisiin bunları O'na söylemesini o kadar isterdiki..
acısının ona birisine anlatmasını...
kızın o kadar canı acıyorduki,
belkide the random maninde canı acısın istiyor...
Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
3 yorum yazılmıştır
Yazan:gizemnot | Tarih: 2008-08-21 03:14:12Konu: .
ironi ülkesinin 29 cücesi tarafından prenses seçilmemi kutluyorum...saat 03:30 suları. biraz öykü ve çikolata bıraktım.kaçıyorum.
Bağlantı » »
Yazan:gizemnot | Tarih: 2008-08-20 14:59:43Konu: .
bak bende güldüm:)
Bağlantı » »
Yazan:gizemnot | Tarih: 2008-08-18 16:34:12Konu: ..
her zamankinden biraz okyanus,biraz şarap ve bissürü bulut.çok güzel döktürüyorsun kız çocuğu,özlemişim yazılarını
Bağlantı » »